Monday, June 21, 2010

EPOL 9'dan akılda kalanlar...



Yine yılın o zamanı geldi ve yazın habercisi olan Efes Pilsen One Love festivali için kendimi Santralistanbul'da buldum. Festivalden önce çok tartışılan "Hayati" konusu belki birazcık canımızı sıkmıştı; ancak yine de eğlenmek ve iyi müzik dinlemek için oradaydık.

Üç koşuşturmalı yılın ardından bu sene festivalde seyirci olmak çok garip geldi bana. Alışmışım ya koşuşturmaya, alana girince "eee şimdi ne yapacağım?" diye bir bakındım etrafa. Festivalin gizli kahramanları olan Pozitif çalışanları arkadaşlarım ise arı gibi çalışıyorlardı yine. Cumartesi günü çıktık, kapıda bekledik derken alana ancak 18.30 sularında girebildim. Alana girdikten biraz sonra sevgili dostum Sarp Dakni yine MC olarak anonsunu yapıp yerini Whitest Boy Alive'a bıraktı. Grubun
şeker mi şeker müzikleriyle etrafta rahat rahat salınırken biralarımızı yudumladık. Ardından elektro müzik ikilisi Fischerspooner sahne aldı; ama geçiş olarak bana biraz ağır geldi desem yeridir. Daha geç saatlerde mutlaka daha çok havaya sokabilirdi beni; ama genel olarak seyirciler hallerinden gayet memnun gözüküyordu.
Konser sırasında festival alanını şöyle bir gezelim dedik. Geçen seneye göre festival alanı biraz daha genişletilmiş, Samsung Senin sahnen büyütülmüş, "Müzik için Efes" standına yer verilmişti. Yine de alan artık One Love için küçük gelmeye başlamış ki akşam saatlerine doğru insanlar iyice üstümüze üstümüze gelmeye başlamıştı.
gecenin kapanışını Groove Armada ile yaptık.

İkinci gün alana nispeten daha erken girdim.Etrafı kolaçan edeyim, Samsung Senin Sahnen'deki Türk gruplara bakayım biraz derken şiddetli yağmur bastırdı. "Yağmursuz festival olmaz" diyerek önce stand'ın altına, sonra da Tamirane'ye kaçtım. Yarım saat Tamirane'de arkadaşlarla sohbet edip yağmurun dinmesini bekledikten sonra aslında festivalde gerçekten merak ettiğim tek grup olan Wild Beasts için sahne önündeki yerimizi aldık. Bu arada yanımızda bulunan teyzenin Sophie Ellis Bextor hayranlığı bizi çok şaşırttı. Saatler öncesinden Sophie için sahne önüne gelmiş olan teyze heyecan içerisinde bize Sophie'den bahsedip durdu.

İngiltere'den gelen bu muhteşem topluluk Wild Beasts'te iki üstün ses bulunması normalde gruplarda çok nadiren karşılaştığımız birşey. Wild Beasts'de hem Hayden hem de Tom bizi fazlasıyla mest etmeyi başardı. Maalesef konserin sonlarına doğru arka taraflardan atılan bir baget ve başka bir yabancı cisim grubu haklı olarak sinir ettiği için onlara bis'i göremeden veda etmek zorunda kaldık.


Wild Beast'ten sonra yine Tamirane semalarında arkadaşlarla sohbet edelim derken biraz Sophie Ellis Bextor'a göz attık. Kanımca eskilerde kalmış Sophie yine de güzelliğiyle tam bir "crowd pleaser" olarak konseri tamamladı. Ardından festivalin headliner'larından Ting Tings sahneyi kaptı. İki yıl önce Lowlands festivalinde grubu izlediğimde "2-3 hit şarkıları var ama sonrasında sıkılıyorsunuz" kıvamından başka bir yere taşımamış grup kendini. Ben de yine üç şarkı dinleyip festivale veda etme zamanı geldiğinin farkına vardım.
Herşeye rağmen keyifli bir festival oldu hepimiz için. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler!! Önümüzdeki sene One Love'ın onuncu yılında umarım güzel sürprizler bizi bekliyor olur.

No comments:

Post a Comment