1.gün
Hava inanılmaz sıcak. Cuma günkü yoğun çabalardan sonra bugün festival alanı seyircilere hazır hale geldi. Bu sene geçen seneye göre çok daha fazla stand alanı var. Özellikle Beer Lab'i çok merak ediyorum, bira ve kokteyl'in karışımı kesin birilerini kusturur diye düşünüyorum : ) Basın çadırı, röportaj alanı derken kapı açılıyor! Sıcağa rağmen erken saatte gelen insanların sayısı fazla. Ben genelde sahne arkasındaki röportaj alanında koordinasyondayım. M83, Tricky ve Klaxons röportajlarını aksatmamak gerekiyor, sürekli basından biri geliyor, insanlar etrafta fır dönüyor. Derken M83'ün biraz havalı biri olduğunun da farkına varıyoruz. Grubun sahne önünden sadece 2 parçasını izleme fırsatım oluyor...Benim tarzım değil pek. Ardından Tricky ile röportajlar başlıyor. Tricky gündüz vaktinde festival alanında dolaşırken pek mutlu gözükmüyordu. Meğersem bazı istekleri daha yerine gelmemiş : ) İlginç bir kişilik olmasıyla birlikte röportaj öncesi gayet keyifli olduğu gözümüze çarpıyor. Hatta kendisiyle kısa bir süre sohbet bile ediyorum. Herkes Tricky konserini merakla bekliyoru ama çoğu kişi gibi benim için de hayalkırıklığı oluyor performansı. Çoğu zaman sesi çıkmıyor, kendisine eşlik eden bayan vokal şarkıları söylüyor.. Tricky konseri sırasında Klaxons ekibiyle röportajlar başlıyor. Genç yaşta müzik dünyasında büyük çıkış yakalayan İngiliz Klaxons sonunda İstanbul'da! Aslında birkaç arkadaşım canlı performanslarının o kadar da iyi olmadığını söylüyor bana ama inanmak istemiyorum. Ve sahne önünden onları izleyince mest oluyorum. Golden Skans, It's Not Over Yet'i dinlerken kendimden geçtim adeta! Bu güzel bir gece, yorgunluğuma değecek bir an diye düşünüyorum! 12 saat ayakta durmanın etkisiyle bacaklarım sızlıyor. Arkadaşlarla kısa bir süre Otto'da çalan Zi Punt'a gidiyoruz. Tricky de 2 metre uzunluğundaki güvenliğiyle Otto'da kalabalığa karışmış. Ve geceyi sonlandırmak için eve doğru yol alıyorum.
2.gün
İkinci gün rahatlığıyla Pazar günü alana daha geç geldim. Pazar günü Cumartesiye göre daha sıcak. Sabah kalktığımda yüzümde oluşan korkunç güneş izlerinden dolayı bugün gözlüksüz, gözümü kısarak alanda dolaşmaya başlıyorum. Herkes enerji depolamış, 2.güne hazır! Pazar günü benim için daha farklıydı çünkü Röyksopp alanda röportaj vermiyordu, o yüzden otele gitmek zorundaydım. Akşamüstü heyecan içinde otele doğru koyuldum. Basın geldi, röportaj alanı ayarlandı. Svein ve Tornbjorn'ü bekliyorduk. Aşağı indiler, ikisi de birbirinden tatlıydı. 10 dakikalık röportajlar, araya giren Voice ID'ler, cd imzalatmalar derken ben de arada badge'imi ikisine de imzalattım : ) Hatta sonlara doğru Tornbjorn ile fotoğraf bile çektirdik. Röportajları bitirdikten sonra alanda görüşürüz diyerek hızlıca festivale geri döndük. Babylon'da izleyemediğim Yasemin Mori konserinin sonuna gelmişti, Portecho hazırlanıyordu. Festivalde çalışmak aslında hem çok keyifli hem de çok yorucu, birçok arkadaşınız geliyor ancak hepsiyle 1-2 dakika konuşup iş başına dönmeniz gerekiyor. Starsailor için çok heyecanlıyım, onları ilk defa canlı izleyeceğim. James Walsh röportajlar için geliyor, bu arada baya göbek yapmış. Herşeyi hallediyoruz ve sahne önünden Starsailor'ı izliyoruz. Alcoholic, Tell Me It's Not Over gibi şarkıları dinleyip birkez daha mest oluyoruz. Festival alanı acayip kalabalık, trafik de kitlenmiş olmalı ki dışarıdaki korna sesleri durmuyor. Güzel bir Starsailor performansından sonra Röyksopp için kulise gidiyorum. Svein ve Tornbjorn çimlerde oturmuş setlistlerinin üzerinden geçiyorlar, inanılmaz cool'lar. Biz de basın bombardımanı için hazırlanıp son kez sahne önünde yer alıyoruz. You don't have a clue'yu önden izlerken mutluluğumu anlatmanın bir tarifi olamazdı zaten, Anneli Dreijer'ın müthiş sesi hepimizi etkilemeye yetti de arttı bile! Konserin geri kalanını herkes gibi arkada dans ederek dinliyorum. Ses düzeninde bir problem olsa da Röyksopp'un performansının keyfini çıkardık. Konser bitiminde insanlar Otto'ya hücum ediyor, biz de girmeye çalışsak da başarılı olamıyoruz. Çimde yayılmaca, röportajdan röportaca koşturmaca ve grupların keyfini çıkarmanın ardından bir One Love'ın daha sonuna geliyoruz. Makul bilet fiyatları, sıkı line-up'ı ve santralistanbul'da yarattığı rahat ortam ile Efes Pilsen One Love Festivali adını ön plana çıkardı. Efes Pilsen One Love 9'da görüşmek üzere!
No comments:
Post a Comment